• Arkadaşlarım

  • Bağlantılarım

Pedro Henriquez Urena'nın Düşü

14/12/2007 ·

                     

                      Pedro Henriquez Urena'nın Düşü

1946 yılının bir günü tan sökerken Pedro Henriquez Urena'nın gördüğü düşün tufaf yanı, imgelerden değil,ağır ağır gelen sözcüklerden oluşmasıydı.Onları söylemeyen ses kendisininki değildi,ama benziyordu.Ses tonuysa,izleğin dokunaklı olasılıklarına karşın,nesnel ve sıradandı.Kısa süren bu düş sırasında,Pedro odasında uyuduğunun ve karısının yanında bulunduğunun bilincindeydi.Karanlıkta düş ona seslendi: Birkaç gece önce,Cordoba Caddesinin bir köşesinde,Borges'le sen İsimsiz Sevillalının ''Ey ölüm,kendini duyurmadan bazen okta geldiğin gibi gel'' yakarısını tartışmıştınız.Dizenin,Latince bir metnin kasıtlı bir yankısı olduğundan,böylesine alıntalamanın edebiyatın ticaretten daha az önem taşıdığı bizim bugünkü aşırma kavramına yabancı bir çağın alışkanlıklarına ters düşmediğinden şüplenmiştiniz.Ama o şüphe duymadığınız,şüphe duyamayacağınız,bu diyaloğun kehanet olduğuydu.Birkaç saat sonra La plata Üniversitsi'ndeki dersine yetişmek için,Constitucion'un son peronuna aceleyle gideceksin.Trene bindikten sonra,çantanı fileye yerleştireceksin ve pencere kenarındaki yerine oturacaksın.Adını bilmediğim,ama yüzünü seçtiğim biri seninle konuşmaya çalışacak.Karşılık vermeyeceksin,çünkü ölmüş olacaksın.Bu sabah da, her günkü gibi karından ve kızlarından ayrılacaksın.Bu düşü anımsamayacaksın,çünkü olayların gerçekleşmesi için unutma gereklidir.

(gölgeye övgü-Jorge Luis Borges)

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

0 yorum yazılmıştır

« Önceki :: Sonraki »

www.r10.net küresel ısınmaya hayır seo yarışması